Diplomanın Sahtesi, Liyakatın Çöküşü
Sahi ya… Unutmak olmaz, gündemden düşürmek hiç olmaz. Bazı konular vardır ki her zaman gündemde kalmalıdır.

Uğur GENCER
ugurgencer4134@gmail.com -Sahi ya… Unutmak olmaz, gündemden düşürmek hiç olmaz. Bazı konular vardır ki her zaman gündemde kalmalıdır. İşte onlardan biri: sahte diploma. İnsanın sahtesi, paranın sahtesi, altının sahtesi, kimliğin sahtesi, pasaportun sahtesi, diplomanın sahtesi… Hepsi bir şekilde ortaya çıkar. Ama sahte diploma, toplumun en derin yarasıdır. Çünkü bu sahtekârlık sadece bir kâğıt parçası değil; liyakat, güven ve adaletin maskesini düşüren bir ihanet belgesidir.
Resmî belgede sahtecilik suçtur, evet. Ama mesele sadece mahkeme salonlarında bitmiyor. Asıl sorun, bu kişilerin yıllarca rahatça dolaşabilmesi, görev yapabilmesi ve toplumun gözünün içine baka baka “ben diplomalıyım” diyebilmesidir. Hukukun caydırıcılığı bu alanda hâlâ yetersizdir.
Sahte diplomalıların iş dünyasında varlığı, sadece verimlilik kaybı değil, aynı zamanda kurumsal çürümenin göstergesidir. Şirketler, liyakat yerine sahte belgelerle işe alınan kişiler yüzünden hem ekonomik hem de ahlaki iflas yaşar.
Üniversiteler, öğrenciler, akademisyenler… Hepsi alın teriyle, sabahla geceyi birleştirerek diploma kazanırken; sahte diplomalıların varlığı bu emeğe ihanettir. Eğitim sistemine güveni yerle bir eden bu sahtekârlık, gelecek nesillerin motivasyonunu da çalmaktadır.
Sıkı denetim: Diploma doğrulama sistemleri dijitalleşmeli, her kurumda zorunlu hâle gelmeli. Eski yeni tüm diplomalar süzgeçten geçirilmelidir. Caydırıcı cezalar: Sahte diplomalıların rahat etmemesi için cezalar ağırlaştırılmalı. Toplumsal baskı: Bu kişiler teşhir edilmeli, sahtekârlığın normalleşmesine izin verilmemeli. Bu sahtekarlığı yapanların “kaynağına inilmelidir”
“Dün yediğin hurmalar gün gelir seni tırmalar” derler. Ama o gün hâlâ gelmediyse, her geçen gün yeni bir ihanettir. İşte bu yüzden sahte diploma sorunu gündemden düşmemeli. Çünkü sahte diplomalıların rahat ettiği bir toplumda, gerçek emeğin ve bilginin değeri kalmaz. Bu mesele sadece bir hukuk sorunu değil; aynı zamanda bir vicdan ve ahlak sınavıdır.
Nereden çıktı demeyin; milyonlar LGS, YKS sınavına girip gelecek hayaliyle ter dökerken, üniversitelerde dirsek çürüterek emek vererek mezuniyet mutluluklarını yaşarken, çakma diplomalarla keyif sürenler kanıma dokunuyor. Ne olacak demeyin “Ben yazarım, o yazar kartopu olur, kartopu yuvarlanır çığ olur”
Kalın sağlıcakla,