22 Nisan 2026 - Çarşamba

Okullar Güvenli Değilse, Neresi Güvenli?

Eskiden okul denince aklımıza ne gelirdi? Arkadaşlık, oyun, hayal kurmak… Şimdi ise maalesef bambaşka duygular eşlik ediyor bu kelimeye: korku, endişe ve belirsizlik.

Yazar - Uğurlu ÖZDEMİR
Okuma Süresi: 3 dk.
106 okunma
Uğurlu ÖZDEMİR

Uğurlu ÖZDEMİR

info@haberdeimza.com.tr -
Google News

Eskiden okul denince aklımıza ne gelirdi? Arkadaşlık, oyun, hayal kurmak… Şimdi ise maalesef bambaşka duygular eşlik ediyor bu kelimeye: korku, endişe ve belirsizlik.

Son dönemde yaşanan okul saldırıları hepimizi derinden sarsıyor. Sadece haberlerde izleyip geçtiğimiz olaylar değil bunlar. Her biri, içimize dokunan, “ya bizim başımıza gelirse?” diye düşündüren gerçekler. Anne babalar çocuklarını okula gönderirken içleri rahat değil artık. Öğretmenler sadece ders anlatmıyor; aynı zamanda gözleri sürekli tetikte. Çocuklar… onlar zaten en ağır yükü taşıyor.

En acı olan ne biliyor musunuz? Okul dediğimiz yerin, bir çocuğun kendini en güvende hissetmesi gereken yer olmasıydı.

Ama mesele sadece kapıya güvenlik koymakla çözülecek gibi değil. Evet, önlem şart. Ama bu işin görünen kısmı. Asıl mesele biraz daha derinde.

Bugün okullarda konuşmamız gereken bir gerçek daha var: akran zorbalığı.

Bir çocuğun sürekli dışlanması, alay edilmesi, küçümsenmesi… Belki fiziksel bir saldırı kadar görünür değil ama etkisi en az onun kadar derin. Hatta bazen daha yıkıcı. Çünkü bu tür zorbalıklar çoğu zaman sessiz yaşanıyor. Kimse fark etmiyor ya da fark etmek istemiyor.

Zorbalığa uğrayan çocuk içine kapanıyor, kendini değersiz hissediyor. Zorbalık yapan çocuk ise çoğu zaman kendi içindeki sorunları başkasına yönlendiriyor. Ve biz, bu döngüyü kırmak yerine çoğu zaman görmezden geliyoruz.

Bazı çocuklar var, sessizce içine kapanan. Bazıları öfkesini kontrol edemiyor. Kimisi evde, kimisi okulda, kimisi de dijital dünyada yalnız kalıyor. Ve biz çoğu zaman bunu fark etmiyoruz. Ta ki iş işten geçene kadar.

Belki de artık şunu kabul etmemiz gerekiyor: Bu sadece “bir güvenlik sorunu” değil. Bu bir insanı anlama sorunu.

Peki ne yapacağız?

Önce biraz daha dikkat edeceğiz. Çocuklarımızı gerçekten dinleyeceğiz. Sadece “derslerin nasıl?” diye değil, “nasılsın?” diye soracağız.

Okullarda rehberlik sistemleri daha güçlü olmalı. Akran zorbalığına karşı net kurallar konulmalı ve uygulanmalı. Öğretmenler yalnız bırakılmamalı. Her çocuk görülmeli, anlaşılmalı.

Ve en önemlisi… Şiddeti sıradanlaştırmaktan vazgeçmeliyiz. İzlediğimiz, paylaştığımız, konuştuğumuz her şey bir şekilde etki ediyor.

Çünkü bu mesele sadece bugünün meselesi değil. Bu, yarının nasıl bir toplum olacağının meselesi.

Hiçbir çocuk korkarak büyümemeli. Hiçbir anne-baba “acaba bugün bir şey olur mu?” diye düşünmemeli.

Okullar güvenli değilse… gerçekten neresi güvenli?

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu
deneme bonusu
deneme bonusu
deneme bonusu
deneme bonusu
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler 2025