Çocukların dijital mahremiyetine uyarı: Aşırı bilgi paylaşımından kaçınılmalı!

Üsküdar Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, çocukların sosyal medya ve çevrim içi oyunlarda yaptıkları paylaşımların ciddi güvenlik riskleri oluşturabileceğini belirterek aileleri uyardı.

Teknoloji Yayın: 06 Ekim 2026 - Salı - Güncelleme: 06.10.2026 16:47:00
Editör - Editör
Okuma Süresi: 5 dk.
Takip EtGoogle News

Üsküdar Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, çocukların sosyal medya ve çevrim içi oyunlarda yaptıkları paylaşımların ciddi güvenlik riskleri oluşturabileceğini belirterek aileleri uyardı. Şenol, masum görünen tek bir paylaşımın bile çocukların günlük yaşamına dair önemli bilgiler verebileceğini söyledi.

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı ve Siber Güvenlik Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, çocukların dijital ortamlarda karşılaşabileceği güvenlik risklerini değerlendirdi.

Çocukların sosyal medya ve çevrim içi oyunlarda farkında olmadan çok sayıda kişisel bilgiyi paylaşabildiğine dikkat çeken Şenol, ailelerin çocukların dijital alışkanlıklarını yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı.

“TEK BİR PAYLAŞIM BİLE ÇOK ŞEY ANLATABİLİR”

Çocukların internette yaptığı paylaşımların tek başına masum görünse bile farklı içeriklerin bir araya gelmesiyle çocuk hakkında ayrıntılı bir profil oluşturulabileceğini belirten Şenol, okul, mahalle, arkadaş çevresi ve gidilen kurs gibi bilgilerin çeşitli paylaşımlardan elde edilebileceğini ifade etti.

Anlık konum paylaşımlarının da önemli bir risk oluşturduğunu söyleyen Şenol, “Şu an okuldayım” veya “Evdeyim” gibi ifadelerin dahi kötü niyetli kişiler için önemli ipuçları taşıyabileceğine dikkat çekti. Düzenli olarak yapılan konum paylaşımlarının ise çocuğun günlük rutinini ortaya çıkarabileceğini belirtti.

FOTOĞRAFLARIN ARKA PLANI DA BİLGİ VERİYOR

Konum etiketlerinin kapatılmasının tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Şenol, fotoğrafların arka planındaki ayrıntıların da çocuğun bulunduğu yerin tespit edilmesine neden olabileceğini söyledi.

Okul logosu, sokak tabelası, apartman adı veya servis üzerindeki yazıların dahi konum bilgisi verebileceğine dikkat çeken Şenol, ailelerin çocukların paylaştığı fotoğrafları bu açıdan değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

ÇOCUKLARIN YÜZÜ VE SESİ YAPAY ZEKÂ İLE KÖTÜYE KULLANILABİLİR

Çocukların herkese açık sosyal medya paylaşımlarının kaydedilerek farklı amaçlarla kullanılabileceğini belirten Şenol, yapay zekâ teknolojilerinin oluşturduğu yeni risklere de dikkat çekti.

Çocukların yüz ve ses görüntülerinin sahte içeriklerde kullanılabileceğini ifade eden Şenol, bu materyallerin dolandırıcılık, tehdit veya şantaj amacıyla kötüye kullanılabileceğini söyledi.

Çevrim içi oyunlarda yabancılarla iletişim kurulmasının da ayrı bir risk alanı oluşturduğunu belirten Şenol, çocukların kimlerle iletişim kurdukları ve hangi bilgileri paylaştıkları konusunda ailelerin bilinçli olması gerektiğini vurguladı.

AİLENİN PAYLAŞIMLARI DA ÇOCUĞU RİSKE ATABİLİR

Dijital mahremiyetin yalnızca çocukların kendi hesaplarıyla sınırlı olmadığını belirten Şenol, aile bireylerinin yaptığı paylaşımların da çocuk hakkında önemli bilgiler verebileceğini ifade etti.

Hesapların gizli tutulmasının önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını söyleyen Şenol, internette paylaşılan bir içeriğin silinmesinin, o içeriğin daha önce kopyalanmadığı anlamına gelmediğini hatırlattı.

AİLELERE DİJİTAL GÜVENLİK ÖNERİLERİ

Şenol, çocukların dijital güvenliğini artırmak için ailelere şu önerilerde bulundu:

  • Sosyal medya ve çevrim içi oyun hesaplarını mümkün olduğunca gizli tutun.
  • Konum erişimini zorunlu olmadıkça kapalı tutun.
  • Kamera ve mikrofon izinlerini uygulama bazında kontrol edin.
  • Her hesap için farklı ve güçlü şifreler kullanın.
  • Mümkün olan hesaplarda iki aşamalı doğrulamayı etkinleştirin.
  • Çocuklara şifrelerini ve doğrulama kodlarını kimseyle paylaşmamaları gerektiğini öğretin.

Çocuğun adresinin veya okulunun yanlışlıkla paylaşılması ya da şüpheli bir kişiyle iletişime geçilmesi halinde ailelerin öncelikle sakin davranması gerektiğini belirten Şenol, şüpheli içerik ve mesajların kanıt olarak saklanmasını, ilgili hesabın platforma bildirilmesini ve engellenmesini önerdi.

Fiziksel tehdit veya ciddi bir tehlike söz konusu olduğunda ise kolluk kuvvetlerine başvurulması gerektiğini ifade eden Şenol, dijital güvenliğin en önemli unsurlarından birinin aile ile çocuk arasındaki güven ilişkisi olduğunu vurguladı.

Şenol, çocukların internette yaşadıkları olumsuzlukları korkmadan aileleriyle paylaşabilmesinin, karşılaşabilecekleri dijital tehditlere karşı en önemli koruyucu önlemlerden biri olduğunu belirtti.

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu
deneme bonusu
deneme bonusu
deneme bonusu
deneme bonusu
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler 2025