Maltepe’de Belediyecilik: Hizmet mi, Siyaset Sahnesi mi?
Belediyecilik afişte yapılmaz. Sloganla yönetilmez.

Belediyecilik afişte yapılmaz. Sloganla yönetilmez.
Belediyecilik; sabah işe gidenin çamura basıp basmadığıyla, akşam eve dönenin kaldırımı kullanıp kullanamadığıyla, çöpünün alınıp alınmadığıyla ölçülür.
Maltepe’de ise uzun süredir vitrin var, sonuç yok.
17 yıl…
Bir ilçeyi baştan aşağı değiştirmek için az değil, fazlasıyla uzun bir süre. Buna rağmen Maltepe’de hâlâ yol konuşuluyor, altyapı konuşuluyor, çöp konuşuluyor, kentsel dönüşüm konuşuluyor.
Aynı sokaklar defalarca kazılıyor, aynı sorunlar yıllardır çözülemiyor. Bu tablo bir başarı değil; açık bir yönetim zafiyetidir.
AK Parti’nin 5 Yılı: İşleyen Ama Eksikleri Olan Bir Dönem
2004–2009 yılları arasında AK Parti yönetimindeki Maltepe’de belediyecilik daha mı iyiydi? Hayır. Daha iyi olabilir miydi? Evet. Çünkü iktidar ve İBB gücü ellerindeydi. Ancak rehavet ve kibir bu sonucu doğurdu. Daha işlevseldi tamam. Temel hizmetler çalışıyordu. Belediyeye ulaşmak bugüne kıyasla daha kolaydı, sorunlar daha kısa sürede muhatap buluyordu. Ancak bu tabloyu kusursuz göstermek de doğru değildir. AK Parti’nin Maltepe’deki 5 yıllık yönetimi, özellikle dönemin sonlarına doğru özgüvenin yerini rehavete, mesafenin yerini kibire bıraktığı bir yapıya evrilmiştir. Vatandaşla kurulan temas zayıflamış, “nasıl olsa biz yapıyoruz” duygusu sahaya yansımıştır.
Bu kopuş, AK Parti’nin yalnızca Maltepe’de değil, birçok yerel yönetimde yaşadığı temel problemin küçük bir örneğidir. Sokakta karşılığı olan algı netti: “Belediye çalışıyor.”
Yani AK Parti dönemi;
— Hizmet refleksi güçlü,
— Ama iletişimi eksik,
— Vatandaşla bağı son dönemde zayıflamış
bir belediyecilik pratiği sunmuştur.
CHP’nin 17 Yılı: Görünürlük Var, Hissedilirlik Yok
2009 sonrası CHP döneminde ise tablo tersine döndü. Belediye daha görünür hâle geldi. Etkinlikler, organizasyonlar, festivaller arttı. Belediye afişte, sahnede, kürsüde daha fazla yer aldı.
Ancak aynı dönemde şu sorular cevapsız kaldı:
Altyapı neden kronikleşti?
Kentsel dönüşüm neden özellikle Başıbüyük’te yıllarca sürüncemede kaldı?
Maltepe’yi anlatan, “işte bu” dedirten tek bir kalıcı ilçe projesi neden üretilemedi?
Mesele “hiçbir şey yapılmadı mı?” değildir.
Asıl soru nettir: Yapılanlar varsa neden hissedilmiyor?
Çünkü belediyecilikte basit bir kural vardır:
Görünürlük arttıkça beklenti artar.
Beklenti artar, sonuç aynı kalırsa memnuniyetsizlik büyür.
5 Yıl – 17 Yıl Karşılaştırması Ne Söylüyor?
AK Parti’nin 5 yılında;
— Belediyecilik daha sade,
— Hizmet daha doğrudan,
— Beklenti daha düşüktü ama karşılık vardı.
—Belediyecilik daha sadeydi; çünkü sosyal medya bugünkü kadar yaygın, yönlendirici ve baskın bir alan değildi
— Belediyecilik daha sadeydi; çünkü sosyal medya henüz hizmetin önüne geçen bir vitrin aracı hâline gelmemişti.
— Belediyecilik daha sadeydi; çünkü sosyal medya henüz işi değil, algıyı yöneten bir güç değildi.
CHP’nin 17 yılında ise;
— Anlatı büyüdü,
— Görünürlük arttı, Özellikle sosyal medya çok güzel kullanıldı.
— Ama temel sorunlar kronikleşti.
Sahil düzenlemeleri bu farkı net gösterir. Maltepe Sahil Dolgu Alanı ve ana sahil düzenlemesi, AK Parti döneminde İBB Başkanı Kadir Topbaş tarafından hayata geçirilmiştir. CHP’li ilçe belediyesi ise bu alanları daha çok mitingler ve organizasyonlar için kullanmıştır.
Proje üretmekle, mevcut projeyi kullanmak arasındaki fark tam da budur.
Genel Siyaset – Yerel Hizmet Gerilimi
Ve artık görmezden gelinemeyecek bir gerçek vardır:
Maltepe halkı genel siyasetin figüranı olmak istemiyor.
İmamoğlu üzerine kurulan mitingler Maltepe’nin yolunu düzeltmiyor.
Sloganlar altyapıyı yenilemiyor.
Ülke gündemine mesaj verilen kürsüler kentsel dönüşümü hızlandırmıyor.
Vatandaş cumhurbaşkanlığı hesaplarını değil, kendi mahallesinin hesabını soruyor. Sandıkla verilen yerel yetki, genel siyasetin arka plan dekoru olmak için değil; ilçenin günlük sorunlarını çözmek içindir.
Sonuç: İki Dönemden Çıkan Net Ders
AK Parti dönemi bize şunu gösterdi:
Hizmet varsa ama kibir artarsa, bağ kopar.
CHP dönemi ise şunu gösterdi:
Görünürlük varsa ama sonuç yoksa, güven erir.
Belediyecilik vitrin işi değildir.
Festival biter, yol kalır.
Miting dağılır, altyapı kalır.
Bugün Maltepe’de duyulan cümle nettir:
“Bir şeyler yapılıyor ama hayatımız kolaylaşmıyor.”
Bu bir siyasi polemik değil; doğrudan bir vatandaş muhasebesidir.
17 yıl…
Bu kadar uzun sürede hâlâ anlatmak zorunda kalıyorsanız, ortada anlatılacak yeterli sonuç yok demektir. Belediyecilik afişle değil, asfaltla yapılır.
Vatandaş artık net konuşuyor:
Bizi mitinge değil, hizmete çağırın.
Bizi sloganla değil, somut işle ikna edin.
Bizi genel siyasetle değil, yerel sonuçlarla buluşturun.
Çünkü Maltepe, genel siyasetin sahnesi değil; yerel hizmetin adresi olmalıdır.
Ve bu ilçede yaşayan herkesin ortak cümlesi şudur:
Maltepe daha iyisini hak ediyor.

